Einstein Gibi Düşünmek

Birçoğumuz için çaba harcamadan açık bir şekilde düşünmek,o anda mantıklı bir şekilde düşünmüyor olabileceğiniz gerçeğinin farkında olmak kadar zordur.Peki ya Einstein gibi düşünmek? Bizde onun gibi düşünürsek bundan sonraki hayatımız daha iyi ya da ferah geçecek mi? Pek sayılmaz. Ne kadar bilgi birikimimiz olursa olsun,her ne kadar deneyimli olursak olalım burada önemli olan nokta algılama biçimimizdir.Yazımın sonunda cevabını vereceğim bir bilmece ile devam etmek istiyorum. Bir odanın ortasında boynunda bir iple tavana asılı,ölü bir adam var.Odada hiçbir şey yok,odaya giriş veya çıkış da yok.Sadece adamın altında bir su birikintisi var. Peki bu adam nasıl ölmüş? Algılama biçimini parçalara ayıracak olursak,

  1. Atalet ve Üşengeçlik: İnsanlar doğası gereği,gerekenden fazlasını yapmak istemez. Hatta direkt olarak sonuçları görmek isterler ve bunun sonucunda da pek çoğu sadece olanla yetinir,bununla mutlu olur.Üstelik,bu olay tamamen doğal ve hoş karşılanan bir durumdur.Üşengeçliğinden dolayı bugün hala insanlar evinden 2 sokak uzaklıktaki markete araba ile giderken emniyet kemeri takmadığı için kazalar yapabiliyor,bu kazalar sonucunda ağır yaralar alabiliyorlar.Tembelliğin yarattığı bu durum eski kafalılığa ve düşünce kalıplarınıza inatla yapışmanıza sebep olur.

  2. Hatalı Mantık: Mantık yanılgıları (safsatalar),herhangi bir konuda düşünürken yanlış kararlar almamıza sebep olur. Bugün safsatalar insanları yanlış yönlendirmeye çalışanlar arasında popülerdir.

    A:”….İşte bu yüzden ülkemize 5G gelmemeli.”

    B:”Yani gelişen yeni teknolojiye karşısın, öyle mi?”

    A:”Hayır, aslında ben öyle söylemek istemedim…”

    A kişisi ortaya kanıtlarıyla bir delil atıyor ve B kişisi ortaya atılan delili teknolojiye bağlayarak çürütmeye çalışıyor.İnsanlar ellerinde geçerli bir şey olmadığında bunun gibi yöntemleri sıkça kullanarak olayları farklı yerlere çekip genellikle dalgaya alıyorlar ve bu hatalı mantık sonucu ortaya çıkmaktadır.

  3. Hatalı Algı: Bugün birisi çıksa 2+2=5 dese hepimiz o kişinin deli olduğunu düşünürüz. Bu düşüncemiz bizi bunun bir mantık hatası olduğuna götürür. Ancak hatalı algı, genellikle bilişsel önyargı olarak bilinir ve gerçektende insanların 2+2’nin 5 olduğuna inanmalarına sebep olur. Bahsettiğim 3 temel madde bugün cahilliği,önyargıyı,kibirli olmayı ve kendimizi keşfedemememize neden oluyor. Her ne kadar çabalarsak çabalayalım eğer yukarıdaki 3 maddeden birisini dahi yapıyor olsak,bu bize şu anki yaşantımızda zarar vereceği gibi geleceğimizde riske atabilir. Her zaman sorgulayıcı olmalı,karşılaştırma yapmalı,önyargılı olmamalı ve en önemlisi önemli veya önemsiz, değer verdiğimiz ya da vermediğimiz canlı veya cansız objeleri düşünüp, ne yapacağımıza öyle karar vermeliyiz. Gelelim bilmecemizin cevabına su birikintisinin yerinde büyük bir buz küpü vardı ve o erirken adam tavana asılı kalarak öldü.

Yılmaz ALACA

Yılmaz ALACA

Benim adım Yılmaz. 5 yıldır elektronik kartlar,onların yazılımı ve 1 yıldır makine öğrenmesi üzerinde çalışıyorum.Hobi olarak eğitim koçluğu,SEO,website tasarımı ve yazılımını yapıyorum.